CHP Lideri Özgür Özel: “Ahmet Özer, Esenyurt’un ‘Bizi Yönetsin’ Dediği Kişidir; Kayyımı Öyle Ya Da Böyle Göndereceğiz”

23.01.2026

“MAHKEMEDE GÖRÜLDÜ: RECEP TAYYİP ERDOĞAN, KAYYIM YETKİLERİNİN TADINDAN VAZGEÇMEDİ”

“‘AHMET ÖZER’İN YAZDIĞI RAPOR, ‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE KATKI SAĞLAYACAK AMA KENDİSİ TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ OLACAK…’ BU KADAR SOYTARILIĞI BU MİLLETİN VİCDANI KALDIRMAZ”

“1990’LARDA ‘AK TOROSLAR’ NE YAPIYORSA BUGÜN DE AK TOROSLAR ÇETESİ AYNI ŞEYİ YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

“AK PARTİ’NİN KARA DÜZENİ DE AK TOROSLAR ÇETESİ DE DARMADAĞIN OLACAK; YERİNE HAKÇA, HALKTAN YANA BİR DÜZEN KURULACAK”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri Cezaevinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in yargılamasına katılan ve Cumhurbaşkanı Adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüşen Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Sabahın erken saatlerinden itibaren Silivri’deydik. Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in duruşması vardı. Bu duruşma aslında Türkiye’de sadece partimiz için, sadece Ahmet Özer için ve sadece Esenyurt için önemli değildi. Şüphesiz Türkiye’nin en büyük ilçe belediyesine kayyım atanması davası önemlidir. Kayyımla sonuçlanan bir dava önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir belediye başkanına, ömrünü Türkler ile Kürtlerin kardeşçe yaşaması için mücadeleye vermiş birisine ‘terör örgütü üyeliği’ iddiası önemlidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir yıldan fazla içeride yatmış olan belediye başkanının davası önemlidir. Ama bu dava aynı zamanda Türkiye’de yürüyen süreç için, Meclis’te çalışan komisyon için, Suriye’nin barışı ve Türkiye’nin barışı için, Türkiye’de iç cephenin güçlenmesi için, bundan sonra hep birlikte yarınlara güvenle adımlar atma ümidi duyan herkes için önemliydi” dedi. Özel, şöyle devam etti:


“HER ŞEYİ PERİŞAN ETTİ”

“Bir taraftan baktığımızda daha evvelki gün Tayyip Erdoğan, ‘Şimdi kardeşlik için, barış için cesur adımlar atma zamanı’ diyordu. Ama bugün mahkeme görüldü ve şu görüldü; Recep Tayyip Erdoğan, bir kayyım atamak suretiyle Esenyurt’un vermediği yetkiyi kendi kendine alıyor ya onun tadından vazgeçmedi. Esenyurt’u yönetmeye kayyım eliyle devam etsin diye, Esenyurt’u, Esenyurt’un ‘Yönetsin’ dedikleri Ahmet Özer yerine Tayyip Erdoğan’ın kayyımı yönetsin diye her şeyi berbat etti. Her şeyi perişan etti.”

“İDDİALAR KOMİKTİ”

“Mahkemeye verdikleri talimat belliydi. Bugün Sayın Ahmet Özer ve avukatları mahkemenin karşısında ki biri de değerli kızı. Tüm iddiaları perişan ettiler. Daha doğrusu zaten iddialar komikti. Mahkeme heyeti bu iddialar karşısında ezildi, büzüldü ve diyecek bir şey bulamadı. Ahmet Özer taziye telefonu açmış. Taziye telefonu açtığı kişiye demiş ki ‘Anneniz öldü. Üzülmeyin, sizin gibi değerli evlatlar yetiştirdi.’ Konuştuğu kişi değil, Ahmet Özer’in bilmediği bir kardeşi bir terör örgütüne mensupmuş. ‘Değerli evlatlar yetiştirdi’deki ‘evlatlar’ çoğulu, ‘Sizin gibi değerli evlat’ değil de ‘evlatlar’ teröristi övmeye girmiş. Ahmet Özer’in seçim çalışması sırasında girdiği dükkanlardan bir tanesinde bir medya derneği, gazetecilerin derneği varmış. Terör örgütüyle iltisaklıymış. Bu terör örgütüne mensup kişilere destek ziyareti gibi olmuş. Diyor ki ‘Terör örgütü üyeleriyse, terör örgütüyle irtibatları varsa neden kapatmadınız? Açıksa siz bana tuzak mı kurdunuz?’ Buna kimse bir şey diyemiyor. ‘Terör örgütüne para yolladın. Terör örgütü mensubuna’ dediği, biri elektrik süpürgesi için çıktı. Altta açıklaması var; bin 200 liralık. Bir tanesi, kira çıktı. Bir tanesi, kitap çıktı; 150 lira. Adam zorla kitabı hediye etmiş. ‘Olmaz öyle şey, sana parasını yollayacağım’ deyip, parasını yollamış. O çıktı. Biri de kapı kapı gezip ki kendisi de o zaman üniversitede çalışıyor, salça satan kişiye salçanın parası çıktı. Bunların üzerinden Esenyurt Belediyemize salça oldu namussuzlar. Salça parası üzerinden Esenyurt Belediyesi’ne salça oldular.”

“HUKUKEN DE SİYASETEN DE BU MÜCADELE SÜRECEK”

“Gittiler, bir saat sonra geri geldiler. Böyle karar açıklıyor hakim; ‘Biz şimdi üçümüz birden bir karar verdik. Oybirliği ile verdik.’ Önüne bakıyor böyle. ‘Size terör örgütü mensubu olmaktan alt sınırdan ceza verdik.’ Diyemiyor ki ‘Bana Ankara’dan dediler ki ‘Bu deli saçmalıklarına rağmen sen buna alt sınırdan bir ceza ver. Dışarıda gezsin ama belediyenin başına geçemesin.’’ Vallahi buna izin vermeyeceğiz. O kayyımın devam etmesine izin vermeyeceğiz. Zaten açıkça Bahçesaray kararı diyor ki ‘Göreviyle ilgili olmayan konudan dolayı bunu yapamazsın.’ Hukuken de bu mücadele sürecek, siyaseten de sürecek. O belediyede o kayyımın oturmasına… Hem sen Türkiye’de… Yahu Ahmet Özer’in kitabını gösteriyor Sayın Bahçeli, ‘İstifade ediyorum’ diye. Aynı kitabı gösteriyorlar ‘kanıt’ diye, ‘terör örgütü propagandası, bilmem ne’ diye. Meclis Başkanı kabul edecek; Ahmet Özer’den sürece katkı için Meclis Başkanı, MHP destek isteyecek; yazdığı rapor Meclis Komisyonu’nda görüşülecek ‘Terörsüz Türkiye’ için. Ahmet Özer’in yazdığı rapor terörsüz Türkiye’ye katkı sağlayacak, Ahmet Özer’in kendisi terör örgütü üyesi olacak. Bu kadar soytarılığı bu milletin vicdanı kaldırmaz. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, MHP’nin, DEM Parti’nin mensupları, milletvekilleri adaya gidip Abdullah Öcalan ile görüşüp sürece katkı sağlayacaklar. Abdullah Öcalan geçen seçim sürecinde ‘Ahmet Özer’in de bilgisine başvurun. Çatışmalı süreçlerin sonlanmasında deneyim sahibidir’ dedi diye, ‘Abdullah Öcalan ismini veriyor’ diye ‘terör örgütü üyesi’ kabul edeceksin. Abdullah Öcalan kimlerin ismini vermiyor buraya gelsin diye? Gidenleri görüyorsunuz. Diğer taraftan o gidip de ‘Gitmedim’ diyen Yayman’ın görüştüğü Remzi Kartal, Başkan’ın görüştüğü de belli değil. ‘Bir telefon var. Burayla Remzi Kartal ile telefonla görüşmüşsün’ diyor. Hüseyin Yayman yüz yüze görüşmüş, ‘Ben görüştüğümde akademisyendim ama’ diyor. Ahmet Özer de görüştüğünde akademisyendi.”

“BU İŞ SÜRECE DARBE GİRİŞİMİDİR”

“Bu kadar çifte standart, bu kadar yalan… Affedersiniz ama artık bu ne hukuk, ne guguk. Bu soytarılık kardeşim. Bir yandan siz döneceksiniz, ‘Efendim Terörsüz Türkiye için katkı sağla Ahmet Özer.’ Ahmet Özer terör bitsin diye yol gösterecek. Sonra burada ‘Esenyurt Belediyesi’ne geri gitmesin diye alt sınırdan verdik. Terör örgütü üyesi kabul ettik seni.’ Ne için kabul ettiniz? Bugün burada yapılan iş sürece darbe girişimidir, bu sürece darbe girişimidir. Mahkeme kendini atayanları, kendine yetki verenleri tekzip etmiştir. Türkiye’de hukuk güvenliğinin kimse için olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bu kadar saçma iddialarla… ‘Terör örgütü mensuplarıyla konuştun’ dedikleri kişilerle de ‘Para yolladın’ dediği bin 500 lira, bin 200 lira, 3 bin lira salça parası, süpürge parası, kira parası, aidat parası, bunların üstünden dinleyip böyle ispatlanıp da ondan sonra ceza vermek neyin nesi? Bunun kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Bundan sonra Ahmet Özer, Cumhuriyet Halk Partisi siyasetinde önemli bir yerdedir, Türkiye siyasetinde önemli bir yerdedir. Esenyurt’un da ‘Bizi yönetsin’ dediği kişi kendisidir. Biz o işi, bu kayyım işini öyle ya da böyle orada bitireceğiz.”

“BAŞKANLARIMIZ AYLARDIR İDDİANAME BEKLİYOR”

“Diğer taraftan burada ziyaretlerde bulunduk. Farkında mısınız bilmiyorum, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanımız sekiz aydır, Büyükçekmece Belediye Başkanımız sekiz aydır, Beyoğlu Belediye Başkanımız altı aydır, Şile Belediye Başkanımız 6,5 aydır, Bayrampaşa Belediye Başkanımız 4,5 aydır iddianame bekliyor. Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı’nı aldılar, kasasından ‘Dolar çıktı’ dediler, mühür çıktı. O günden beri neyle suçlanacak diye bekliyoruz. ‘Gaziosmanpaşa’yı yönetsin’ diye Hakan Bahçetepe’ye görev verilmiş, Meclis’te seçim yapıp AK Partili birini vekil seçtiler. ‘Gaziosmanpaşa’ya teşekkürler’ diyorlar. Orada başka bir soytarılık sürüyor. İddianameye yazacak şey bulamıyor, 8,5 aydır iddianame bekleniyor. Şaka değil. İBB iddianamesinin altıncı ayında Türkiye’de yer yerinden oynuyordu. ‘İddianame nerede?’ diye. 8,5 aydır… İddianameyi yazdığı gün tutamayacağından, Gaziosmanpaşa görevine dönecek, Tayyip Bey’in seçtiremediğini savcı eliyle seçtirmek için kurulan kumpasların artık mide bulandırdığı bir noktadayız. Sekiz aydır Büyükçekmece’de… ‘Büyükçekmece Basketbol Takımı’na yardım edin’ demiş diye oradan suç icat ediyorlar belediye başkanımıza. Beyoğlu Belediye Başkanımızın kendi belediyesiyle ilgili hiçbir şey yok. ‘Eski görev yaptığı ile ilgili bir şey bulacağız’ diyorlar, bulamıyorlar. Orada da biliyorsunuz oylamalar kritikti diye böyle. ‘Nerede sayılar yakın? Şile’de sayılar yakın. Acaba iki kişiyi kandırırız, bir kişiyi satın alırız ve belediyeyi alır mıyız?’ diye. Utanmazlığın dikalasıyla karşı karşıyayız arkadaşlar. Bunu bir kez daha söylüyoruz.”

“ZEYDAN KARALAR’IN YATARI YOK ARTIK AMA İÇERİDE”

“Haftaya salı günü burada işte ‘Aziz İhsan Aktaş suç örgütü…’ 700 yılla yargılanıyor suç örgütünün lideri, o dışarıda. Onun söylediklerine göre dört yılla yargılanan Zeydan Karalar içeride. İki yılla yargılananlar içeride. 700 yıl ile yargılanan dışarıda. Ki Rıza Akpolat’tan Zeydan Karalar’a, hepsinin tutuksuz yargılanması lazım. Deliller toplanmış, iddialarda bulunursun, yargılama olur. İddianame tel tel dökülüyor. Arkadaşlarımız kendi masumiyetlerini teker teker anlatacaklar. Ama bir yandan da örneğin Zeydan Karalar’ın, cezayı verseler üst sınırdan bir gün yatarı kalmadı artık. Yatacak hali yok yani Zeydan Karalar’ın. Birçok arkadaşımızın; Adana’nın üç belediye başkanının da durumu, Kadir Başkan’ın da Oya Başkan’ın da durumları aynı. Akıl almaz şekilde gencecik kardeşlerimiz, gencecik evlatlarımız boşu boşuna burada tutuluyorlar. Şoförler tutuluyor, suçları yok. Çocuklar tutuluyor, suçları yok. Sırf baskı olsun diye. Ama bu sürecin sonunda, eninde sonunda her şey ortaya çıkacak ve bugünlerden mücadele edenler, direnenler ve birbirine güvenenler güçlü bir şekilde çıkacaklar.”

“İFTİRA ATAN ÇIKIYOR, İFTİRAYA UĞRAYAN İÇERİDE”

“Bayrampaşa Belediye Başkanımıza ilişkin özel bir şey söyleyeyim. Dün kardeşini tutuklamışlardı. Sayın Hasan Mutlu, içeriye girmeden iki gece önce ‘Gel, AK Parti’ye katıl. Seni aldırtmayalım’ dediklerini, ‘Gel, Cumhur İttifakı’na geç. Seni aldırtmayalım’ dediklerini söylemiştik. Savcıya da söylemişti. Söyleyenler AK Parti’nin, MHP’nin il ve ilçe yöneticileriydi. Şimdi Bayrampaşa Belediye Başkanımızın eşine telefon açıp da… Eşinin telefonunda kaydı var. Varsa bir delikanlı savcı çağırsın, ‘Sana ‘AK Parti’ye geçersen seni çıkarırız’ diyenin kaydını bana ver’ desin. ‘AK Parti’ye geçmeye söz versin, Hasan Mutlu’yu dışarıya çıkaralım’ telefonu kayıt altında. Buradan bir kez daha hatırlatalım. Hasan Mutlu Bey içeriye girdiğinde onunla birlikte MHP İlçe Yöneticisi Yasin Sönmez ve babası Emin Sönmez de tutuklanmışlardı. Emin Sönmez şoktaydı, Devlet Bahçeli ile direkt telefonda konuşabilen biriydi. Demiş ki ona savcı ‘Hasan Mutlu’ya şu kadar milyon para verdim, dersen seni salarım.’ O da demiş ki ‘Nasıl iftira atayım?’ ‘İftira atmazsan kendin yatarsın’ demiş. İçeriden itiraz ediyordu, diyorduk ki ‘Belediye başkanına iftira atmadım diye beni içeriye attılar. Devlet Bey beni duysun.’ Devlet Bey onu duymuş. Dört ay yattıktan sonra Emin Bey dışarıya çıkmış. Ama ‘İftira atarsan çıkarsın’ diyeni Devlet Bey çıkarmış, iftira atılmaya zorlanan kişi içeride yatıyor. Benim belediye başkanım. Bu kadar olmaz artık arkadaşlar. Bu olacak iş değildir. Düşünün ki Hasan Mutlu’ya iftira atanlar dışarıya çıkıyor. Bir de Devlet Bey’e sesini dört ayın sonunda duyurabilenler dışarıya çıkıyor. Bakın Devlet Bey kendisi Emin Sönmez ile konuşsun. Emin Sönmez’e savcının söylediği şey ‘Hasan Mutlu’ya at iftirayı, çıkarayım seni dışarıya.’ O iftirayı atmadan Devlet Bey kanalıyla çıkmış olabilir ama diğer iftira atanların durumu ortadadır.”

“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

“Bir de son olarak Furkan Karabay kardeşim bir kez daha üç mü oluyor dört mü oluyor, gazeteci. Dördüncü kez halkı yanıltıcı bilgiyi yayma suçu. Neymiş halkı yanıltıcı bilgi? İBB iddianamesindeki savcılardaki bilgi. Kardeşim bilgi yanıltıcıysa iddianameye niye koyuyorsun? İddianamede varsa, haber yapılmasına niye kızıyorsun? Yeteneksiz, beceriksiz, vasıfsız, tuhaf tuhaf adamların beceriksizlikleri parçalarından akıyor. Haber yapan gazeteciyi de kızıp kızıp içeri atıyorlar. Şimdi yine tutuklama talebiyle göndermişler. Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak suç değildir. Furkan’la baş edemeyenlerin Furkan’a baş eğdireceklerini sanmaları da beyhudedir. Ben teşekkür ediyorum arkadaşlar hepinize. Ahmet Özer’e geçmiş olsun diyoruz. Yarın Esenyurt‘ta mutlaka basına geniş bir değerlendirme yapacak. Dilek Hanım burada. Ekrem Bey’i ziyaret ettik. Birlikte biz bir büyük aile olarak hem Cumhuriyet Halk Partisi ailesi hem İstanbul İttifakı’nın, Esenyurt İttifakı’nın, Türkiye İttifakı’nın seçtikleri mensupları olarak dimdik ayaktayız. Bizi ne iftiralar, ne haysiyet suikastları, ne haysiyet cellatları asla ve asla yıldırmayacak. Biz yıkılmadık, yıkılmayacağız, ayaktayız. Bizi yıkıp iktidarlarını sürdüreceklerini sananlar eninde sonunda yıkılacaklar. AK Parti’nin kara düzenini de AK Toroslar çetesini de alt etmek boynumuzun borcudur. Bugün AK Toroslar, geçmişte ne yapıyorlarsa 1990’larda, bugün aynı şeyi yapmaya çalıştılar. Bir Kürdün kanına girdiler. Sadece Kürt olduğu için onu terörist diye nitelendirdiler. Ona zulmetmeye çalıştılar. Ama AK Toroslar çetesine Türkiye 90’larda da teslim olmadı şimdi de teslim olmayacak.”

“BELGE İSTEYEN HEYETİ BAŞKA İLLERE DAĞITTILAR”

Genel Başkan Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diploması hakkında süren davalara yönelik soruya, şu yanıtı verdi:

“Şimdi görünen köy kılavuz istemez. Diplomayı hukuksuzca iptal ettiler ya. Biz de bunu iptali için mahkemeye başvurduk ya. O mahkeme, YÖK’e öyle bir yazı yazdı ki okuduğunuzda, ‘Sen bu diplomayı nasıl iptal ediyorsun?’ diyordu istediği belgelerle. Ne oldu o heyet? O heyetin herhalde mensubunun biri Kahramanmaraş’ta biri Gaziantep’te biri Samsun’da. Şimdi doğru düzgün, namusluca, hukuka uygun yargılama yapacak heyeti ki biliyorsunuz bunlar ağır cezalara falan tesir ediyorlar. Eskiden işleri düşmediği için bölge idare mahkemelerine ilişmiyorlardı. Orada düzgün, normal bir heyet vardı. O heyetin sorularından, ‘Eyvah diploma geri gelecek’ diye o heyeti dağıttılar. Yerine bu heyeti getirdiler. Biz bu heyetin ne olduğunu biliyoruz. Bu heyet de kendinin ne olduğunu biliyor. Biz tarih önünde bu mahkemeye, geldi Ekrem Başkan savunmasını yaptı, anlattı. Çıkın karar düşünün ki Türk hukuk tarihinde ilk kez bir cezaevinde bir idare mahkemesi görüldü. Olacak hiç mi arkadaşlar? Dünyada var mı? İdare Mahkemesi dava görmesi, normalde dosyadan görülüyor. Dava açması istisnadır, davayı açmış. Davacıyı, dava edeni çağırıp ‘Anlat derdini’ demek yerine ‘Sen bekle ben hapishanede geleceğim mahkemeni göreceğim’ diyor. Olmayacak işler. Perşembenin geleceği çarşambadan bellidir. Bunu bekliyorduk. Ama o arkadaşlar kendi diplomalarını inkar ettiler. Ettikleri yemini inkar ettiler. Cübbelerinin önünde düğme olmamasını inkar ettiler. AK Parti’nin kara rejiminin önünde düğme ilikleyenlerin günü geldiğinde verdikleri bu karardan pişman olacaklarını, utanacaklarını, savunamayacaklarını, yarın öbür gün o heyettekilerin çocukları hukuk okur, önlerine babalarının verdiği karar düşer bir gün. ‘Baba sen bu kararları nasıl verdin ya?’ sorusuna ne cevap verecekler onlar düşünsün. Benim de Ahmet Özer’in de Ekrem’in İmamoğlu’nun da evlatlarına cevabını veremeyeceği bir soru yok. Onlar düşünsün evlatlarına ne cevap vereceklerini. Biz mücadeleye devam ediyoruz. AK Parti’nin kara düzeni de AK Toroslar çetesi de darmadağın olacak. Yerine hakça, halktan yana bir düzen kurulacak.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL İSTANBUL’DA

Benzer Haberler